Siyah lüks araç, görkemli bina ve şık kıyafetler... Her şey mükemmel görünüyor ama insan ilişkileri o kadar pürüzsüz değil. Mavi kazaklı kadın masum ve mutlu görünse de, arka plandaki gölgeler tehlike çanları çalıyor. Özellikle siyah elbiseli kadının o gizemli duruşu ve yüzündeki iz, geçmişte yaşanmış acı bir hikayeye işaret ediyor. Kışkırtıcı Oyunlar, zenginlik maskesi altında yatan karmaşık duyguları çok iyi işliyor.
İlk bakışta romantik bir vedalaşma gibi dursa da, dikkatli izleyenler gerilimi hemen fark eder. Adamın öpüşürken bile irkilmesi ve hemen ardından arkasını dönüp o kadına bakması, vicdan azabı mı yoksa korku mu? Siyah giyimli kadının güneş gözlüğünün altından süzülen o delici bakışlar, sessiz bir tehdit savuruyor. Kışkırtıcı Oyunlar, diyalogsuz sahnelerle bile izleyiciye büyük bir gerilim yaşatmayı başarıyor.
Mavi kazaklı kadının o saf mutluluğu ile siyah elbiseli kadının yaralı ve öfkeli duruşu arasındaki tezatlık inanılmaz. Biri aşkın hayallerinde yaşarken, diğeri gerçeklerin acımasız yüzünü temsil ediyor gibi. Adam ise bu iki dünya arasında sıkışıp kalmış. Arabanın plakasındaki özel numaradan tutun da, kadının yüzündeki yara izine kadar her detay bir şeyler anlatıyor. Kışkırtıcı Oyunlar, karakterlerin iç dünyasını dış görünüşleriyle harika harmanlıyor.
Bu sahne, büyük bir kopuşun habercisi. Adamın o tedirgin hareketleri, kadının boynuna sarılışı ve uzaktan izleyen diğer kadının donuk ifadesi... Hepsi yaklaşan bir felaketin parçaları. Siyah giyimli kadının yüzündeki iz, belki de bu aşk üçgeninin ilk kurbanı olduğunun kanıtı. Kışkırtıcı Oyunlar, izleyiciyi sürekli 'Acaba şimdi ne olacak?' sorusuyla baş başa bırakarak merak unsurunu zirvede tutuyor.
Adamın o anki yüz ifadesi her şeyi anlatıyor. Sevdiği kadını öperken bile aklı başka bir yerde. Uzaktan izleyen siyah giyimli kadının yüzündeki yara izi ve o soğuk bakışlar, bu ilişkinin ne kadar tehlikeli sulara yelken açtığını gösteriyor. Kışkırtıcı Oyunlar dizisindeki bu gerilim dolu anlar, izleyiciyi ekrana kilitledi. Aşk üçgeninin patlaması an meselesi gibi duruyor.